68 Kuşağının Marşı Haline Gelen Şarkı

36 views
20 mins read
Creedence Clearwater Revival- Fortunate Son

İlk olarak ekşişeyler sitesinde yayınlanmıştır.- admin

Çocukluğu Hollywood filmleri ile geçen bir neslin kulaklarının son derece aşina olduğu, her ne kadar çocukken sözlerini anlamasak da söyleyenin heyecanına, şarkının da bizzat kendisinin gazına geldiğimiz, 68 kuşağının o unutulmaz sembol şarkısı fortunate son’a hoş geldiniz.

fortunate son; ccr’ın kasım 1969 yılında yayınlanan willy and the poor boys isimli 4. stüdyo albümünde yer alır. albüm yayınlanmadan 2 ay önce de down on the corner ile birlikte tekli olarak piyasaya sürülmüştür esasında. radyolarda çalmaya başladıktan kısa süre sonra savaş karşıtlığının ve elbette o dönem tüm şiddeti ile cereyan etmeye devam eden vietnam savaşı’na olan amerikan halkı nezdindeki tepkinin -tabir-i caizdir ki- marşı haline gelmiştir. şarkı; ilerleyen yıllarda da birleşik devletler’in denizaşırı yani kendi topraklarında gerçekleştirmediği ve esasında ulusal bir varolma savaşı vermediği her türden operasyonunun karakterize arka fon müziği olmuş, savaş karşıtlığı bağlamında her türden stk’nın anti-savaş propagandasında ya da bireysel düzeyde her türden protestoda banko kullanılan, fix bir eser haline gelmiştir. 

“fortunate son” 22 kasım 1969’da 14 numaradan billboard hot’a giriş yapmış, 1 hafta sonra 9 numaraya yükselmiş ve 4. haftası sonunda da listede 3 numaraya oturmuştur. tam 1 yıl sonra 1 milyon albüm satışını geçenlere verilen riaa gold disc award’ ın da sahibi olmuştur. 2013 yılında rolling stone dergisi şarkıyı, “tüm zamanların en iyi 500’ü” listesinde 99 numaraya koymuş, ve aynı yıl şarkının orijinal kopyalarından biri kongre kütüphanesi’nin “ulusal kayıt arşivi” departmanı tarafından “kültürel, tarihsel ve estetik düzeyde fark yaratan bir eser” olması sebep gösterilerek ilgili birimin arşivine katılmıştır.

ortaya çıkış

şarkı 1969 yılında tam da vietnam savaşının en cafcaflı dönemlerinde çıkmasından kelli tam olarak savaşmamayı değil de bu savaşı veren kesimler arasındaki ayrımcılığa bir tepki olarak yazılmış. yani hedefte her ne kadar amerikan hükümeti olsa da bunu açıkça ifade eden sözler yazmak arzu edilenle ters istikamette sonuçlar doğuracağında daha çok bu savaşa, oğlunu, kocasını, eşini-dostunu asker olarak gönderen orta-alt sınıf işçi kesiminin gönlü/gururu okşanmış da denilebilir. şarkının söz yazarı ve grubun vokal olan olan john fogerty, 2015 yılında bir televizyon şovunda şöyle demiş: 

“eski bir deyiş vardır bilirsiniz: savaşı zenginler çıkarır ama savaşmak fakirlere düşer. bana bu şarkının yazılmasındaki motivasyonu ve yazılış sürecini soruyorsunuz. söyleyeyim… bu şarkının arkasında öfke var, ortada bir savaş var, ben ve benim gibi onbinlerce insanı kendi iradeleri dışında bu savaşa göndermek istiyorsunuz. bunu yapmamız için bize geçerli bir neden bile göstermeyip, aslında hiçbir alıp veremediğimizin olmaması gereken insanlarla kavgaya tutuşmamızı bekliyorsunuz. işte askerliğimi yaptığım zamanlarda aklımda sadece bunlar vardı. bir gün yine yatağımda öylece dinlenirken “senatör çocuğu değilim tabii” cümlesi dudaklarımdan dökülüverdi ve devamında da şarkının tamamını yazmam 20 dakika bile sürmedi.”

tabii ki john fogerty’nin aklından dudaklarına düşen bu cümle rastgele ortaya çıkmamıştır. o dönem senatör çocukları/yakınları, kongre üyelerinin çocukları/dostlarının çocukları ve yakınları da tıpkı bizim ülkemizde olduğu gibi ayrıcalıklıdır. bunlardan bazıları istedikleri kadar askerliklerini tecil ettirmiş ya da askere gidenler olduysa bile ateş hattından uzakta güvenli “geri destek birliklerinde” (levazım) görev almışlardır. bu ayrıcalıklı durumun jenerik ismi de 1969 ocak ayında başkan seçilen richard nixon’ın kızıyla evlenen david eisenhower’dır ki kendisi aynı zamanda ii. dünya savaşı döneminde başkanlık yapan dwight d. eisenhower’ın torunudur. sizin anlayacağınız; david eisenhower denilen bu arkadaş, şarkıda da belirtildiği üzere tam anlamıyla elinde gümüş kaşıkla doğanlardan biriymiş yani.

bazı trivialar

vokalist john fogerty ve davulcu doug clifford da 1966′ da vietnam savaşı için görev emri almış lakin her ikisi de görev emri gelir gelmez birleşik devletler ordu yedeği/rezervi kuvvetlerine yazılmışlardır (bunu bir tür ulusal iç güvenlik gücü olarak düşünebilirsiniz.) ki bunu yapmalarındaki sebebi izah etmeye lüzum yok sanırım ? (asıl savaş bölgesine gitmeden bu askerlik işinden sıyırmak yani (amerikan çakalı)) takip eden sene içerisinde john fogerty; fort bragg, fort knox ve fort lee’de bulunan birliklerde askerlik görevini icra etmiş ve 67 yılında da tezkeresini almış. ha bu demek değil ki götürselerdi ağzını açabilirdi. seve seve gidecekti ama adam bir açıdan riski minimize etmiş işte ve nihayetinde askerliğini yurt içinde tamamlamış. 

willy and the poor boys albümünün “fortunate son” dışında 2 politik tandanslı şarkısı daha vardır: it came from the sky ve don’t look now

ccr şarkıyı the ed sullivan show‘da canlı söyleme fırsatı yakalamıştır. normalde hiçbir grubun bu tip protest şarkıları programda söylemesine izin vermeyen ve böyle şarkıları varsa bile aralarından en zararsız ve suya sabuna dokunmayanını söylemelerini isteyen program yapımcıları, her nasılsa fortunate son’ın protest bir şarkı olduğunu anlayamamış, amiyane tabiri ile bu kez sektirmişlerdir. 

(misal daha evvelden the doors ile light my fire’ın ve rolling stones’la da let’s spend the night together’ın sözlerini değiştirerek söylemeleri konusunda anlaşılınca programda canlı performans yapmalarına izin verilmiştir. o vakitler amerikan prime time’ı tıpkı bizim şimdiki prime time’ımız gibi sıkıntılıymış. bir nevi “hoop aile var hemşerim!!” yani.) 

john fogerty fortunate son’ın okumadan önce down on the corner’ın kaydını tamamlamış. bu yüzden sıra fortunate son’a geldiğinde ses telleri halihazırda gergin bir haldeymiş. bu da kendisinin ifadesine göre şarkıyı icra ederken zorlandığını seyirciye belli eden bir unsur olmuş. (ki heves edip de onun gibi söylemeye çalıştım da az önce… adam haklı. az daha bademcikleri elime alıyordum, zor yani o sesi 3 dakikaya yakın bir sürede sürekli çıkarmaya çalışmak) 

wrangler jean markası 2000 yılında şarkıyı bir reklamında kullanmış lakin bunu yaparken yalnızca ilk iki mısrayı reklama dahil etmiş: “some folks are born, made to wave the flag, ooh, that red, white and blue.”

bu durum haliyle john fogerty’i oldukça sinirlendirmiş çünkü ilk iki mısra devamını duymayan ya da bilmeyen biri için tamamen dinleyenin milliyetçi damarını okşayan sözlerdir ama hemen ardından gelen “and when the band plays hail to the chief ooh, they point the cannon at you, lord” ile asıl anlamını kazanır. yani wrangler şarkıyı kullanmış ama tipik reklamcı çakallığı ile bunu yapmış. hedef gözetmiş ve şarkının işine yarayan kısmını kesip geri kalanını bir çöp gibi kenara atmış. şarkının kullanım hakkı elinde olmayan fogerty’nin (maddi olarak zor bir dönemden geçerken bazı şarkılarının kullanım hakkını fantasy records’a satmışlar) elinden bir şey gelmemiş. reklam bu haliyle 2002 yılına değin kullanılmış. en sonunda wrangler reklamı sonlandırmış ama bunun için john fogerty’nin bu “istismar” ile ilgili los angeles times’da bir makale yayınlatması etken olmuş: “herhangi bir anlam yüklü olmayan sıradan şarkılarımızdan biri olsa umrumda bile olmazdı ama fortunate son’ın anlatmak istediği şeyi alıp çok başka bir anlama dönüştürerek kullanmaları katlanabileceğim bir şey değil” demiş, fortunate son kıymetlimdir, onun saflığına halel getirmem demeye getirmiş. peki 2016 yılına geldiğimizde ne olmuş dersiniz ? evet, wrangler yine rahat durmamış ve bu sefer de grubun up around the bend şarkısını bir tv spotu reklamında kullanmış ve fogerty’nin bu sefer de hukuksal anlamda elinden bir şey gelmemiş zira “up around the bend” de zamanında kullanım haklarını fanstasy records’a sattıkları şarkılardan biriymiş. 


43. birleşik devletler başkanı olan, 9/11 sürecinin ve devamındaki ırak savaş’ını başlatan george w. bush‘u bilirsiniz? vietnam savaşı zamanında kendisi de işte bu fortunate son olarak tabir edilen biriymiş ki -bilen bilir-politik olarak güçlü ve siyasi kökleri olan bir ailedir bush’lar. babası da 1990 körfez savaşı’nda birleşik devletler başkanıydı, onu da anmadan geçmeyelim. baba ve oğul olarak orta doğu’yu siken iki “bush” yani bunlar. 

john fogerty fortunate son’ı 6 kasım 2014 tarihinde beyaz saray’da düzenlenen “a salute to the troops” (amerika’da gaziler günü vardır ve her yıl 11 kasım’da gaziler onore edilir… konserler vs) canlı olarak dönemin başkanı barack obama’nın önünde söylemiştir. fogerty bununla ilgili olarak başta biraz endişe duyduğunu söylediyse de performansı esnasında ve sonrasındaki reaksiyonlardan dolayı hoşnut olduğunu belirtmiştir. 

şarkı tahmin edileceği üzere canı belinden gelinceye değin öeeh dedirtecek kadar çok sayıda şarkıcı ve grup tarafından cover’lanmış, reklamlarda, filmlerde, dizilerde, orada, burada, şurada kullanılmıştır. e normal tabi. 

coverlayanlar ya da en azından bir şekilde seslendiren şarkıcı ya da gruplar: u2, bruce springsteen, kid rock, dropkick murphys, sleater-kinney, corrosion of conformity, minutemen, uncle tupelo, bob seger, circle jerks, joe lynn turner, bunny foot charm, death cab for cutie, undead, raccoon, 38 special.

dizi/ film kullanımı: melvin ve howard (1980), forrest gump (1994), the manchurian candidate (2004), live free or die hard (2007), little white lies (2010), battleship (2012), wardogs (2016), family guy (2018), american horror story: 1984 (2019)…

yazıda bahsi geçen mansiyon ödülleri

– wrangler’ın 2016’da up around the bend’i kullandığı reklamıhttps://www.youtube.com/embed/Ttm8gSn9IZ0?feature=oembed


– 2014 yılında beyaz saray’da düzenlenen gazilere saygı performansıhttps://www.youtube.com/embed/gl-dMpFUGVY?feature=oembed


– ve tabii ki ccr’ ın fortunate son the ed sullivan show versiyonuhttps://www.youtube.com/embed/T4oHsxNTvFk?feature=oembed

şarkının türkçe -serbest- çevirisi aşağıdaki gibidir

bazıları yalnızca bayrağı dalgalandırmak için doğar
onlar kırmızı, beyaz ve mavidirler 
ve ne zaman orkestra hail to the chief’i çalsa (amerikan başkanlık makamının kişisel marşıdır. seremonilerde ve özel etkinliklerde başkanı karşılarken çalar) 
işte o zaman savaş toplarının yönü sana doğru çevrilir ( görev emri ile askere çağrılmayı kastediyor) 

hayır o değilim,
o ben değilim. 
bir senatörün oğlu olan ben değilim.
ben o değilim
hayır ben değilim
o talihli olan ben değilim. 

bazıları ağzında gümüş kaşıkla doğar
tanrım, bunlar hiç mi kendi işlerini kendileri görmez ? 
ve vergi memuru kapısına dayanınca da 
tanrım… nasıl da hemen “garaj satışı” yapıyormuş gibi olur o ev. ( garaj satışlarında ticari lisans almaya lüzum olmadığından sattığın eşyadan kazandığın paranın vergisini vermezsin. vergi de vermiyor bu zenginler demeye getiriyor) 

hayır o ben değilim 
ben o değilim
o “milyoner çocuğu” ben değilim 
ben değilim
ben değilim
o talihli olan ben değilim

bazılarının gözlerinde yıldızlar çakar (genel manada askeriyeyi ve vatan millet sakaryacıları, biraz daha özelde ise yüksek rütbeli askerleri kastediyor) 
alır götürürler seni savaşmaya 
sorarsın “daha ne kadarımız lazım size ?” diye, 
cevap verirler: “çok, çok ve daha çok” diye. 

hayır o ben değilim 
ben o değilim
bir rütbelinin oğlu olan ben değilim 
ben değilim
ben değilim
o talihli olan ben değilim

hayır ben değilim
o ben değilim
o talihli olan ben değilim

söz-müzik: john fogerty

son olarak, 2016 tarihli wardogs filminde yaran bir fortunate son kullanımı örneğini izlemediyseniz izlemenizi tavsiye ederim: heey god bless cheney’s america