Browse Category

Göçmen Mücadelesi

İsviçre’de 1,2 milyon kişi ırk ayrımcılığına uğradığını düşünüyor

İçişleri Bakanı Baume-Schneider yapısal ırkçılığı tanımlıyor. Bakanlığın hazırladığı bir rapor bunun boyutlarını ortaya koyuyor; özellikle de gençler bu durumdan etkileniyor. Edgar Schuler 1,2 milyon kişi son beş yıl içinde ırk ayrımcılığına uğradığını söylemektedir ki bu da İsviçre’de neredeyse her beş kişiden birine tekabül etmektedir. Bu rakam, Irkçılıkla Mücadele Uzmanlık Birimi tarafından Perşembe günü yayınlanan bir…

Yazının devamı

Fransa’da ırkçı göçmen yasası kabul edildi.

Macron Fransa’da faşizmin önünde engel olduğunu söylemişti. Bunun yerine faşistleri güçlendirdi Fransa’nın başkenti Paris’teki Voltaire okulunda grev yapan işçiler. Pankartta ‘Voltaire’de ya da dünyada hiçbir öğrenci yabancı değildir. Bizim ülkemizin adı dayanışmadır’ Faşistlerin desteğiyle kabul edilen yeni göçmen karşıtı yasaya karşı Fransa’da ırkçılık karşıtı büyük bir öfke ve dehşet dalgası yükseliyor. Perşembe akşamı Rennes, Chambéry,…

Yazının devamı

Sürgün ve Schlemihl Kompleksi

Sürgündeki kişinin acılarını kendi deneyimlerimiz hakkında mesafeli bir farkındalığa dönüştürme çabası mazur gösterilemez. Böyle bir deneyimi doğru kavrayabilmemizi sağlamayacağı için değil, sürgünden hayat dersi çıkarmaya çalışmak meşru olmadığı için, çünkü ahlakî değerden yoksun bir deneyime ahlakî değer biçilemez. Sürgün idealize edilemez. Sürgünden kazanılacak hiçbir şey yoktur, tersine, her şeyi kaybedilir. Sürgün, insanı insanlıktan çıkarır. Eleştirel…

Yazının devamı

Göçmen mücadelesi üzerine -4-

A. Halûk Ünal Altı yıllık göçmenlik yaşantım, çok zengin bir deneyim ve gözlem süreci haline geldi, diyebilirim. Geçtiğimiz iki yıl içinde bu gözlemlerimi dile getirdiğim üç temel yazı yazdım. Linklerini yazılış sırasıyla buraya bırakıyorum. Bildiğiniz gibi en iyi düşünme biçimi yazmaktır. Yazılardan da göreceğiniz üzere göçmen mücadelesinde belirli çıkarımlar, hipotezler geliştirmek için bir ortak aklın…

Yazının devamı

Avrupa mülteci hareketinin ‘Tom Amca’ları -2- Göçmenin Araftaki Sonsuz Yolcuğu

A. Halûk Ünal Birinci bölümde göçmenlerin “Tom Amcalaşmaları”nın izini sürmeye çalıştım. Bu bölümde de aynı izlekte devam etmeye çalışacağım. İkinci bölümün başlığını, insan evladının anlattığı bütün hikayelerin “anatomi kitabının” yazarı çok değerli Joseph Champel’den mülhem, “göçmenin araftaki (purgatory) sonsuz yolculuğu” olarak yazdım. Böyle deneme tarzında ve fragmantal bir metin yazmak insanın kolayca “yoldan sapmasına” çanak…

Yazının devamı

Avrupa mülteci hareketinin ‘Tom Amca’ları -1-

A. Halûk Ünal Son sözümü bu kez baştan söylemek iyi olabilir. Okuyucuya da kolaylık. Her göçmenin içinde iki “siyah” yaşar, biri Tom Amca, diğeri Malkolm X. Hangisini beslerseniz ruhunuzu o ele geçirir. Niye mi “siyah”? Çünkü artık, bütün göçmenler modern köleleriz. Bunu, şu ana kadar hiç düşünmemiş olanlardansanız, bu tartışmayı daha sonra, eni konu yapmak…

Yazının devamı

Mülteci politikaları ve göçmen öz-örgütlenmesinin önemi

Yazan : Özgür Türk* Günümüzde uluslarası boyuta yükselen göç ve göçmen gerçekliği aşağı yukarı her ülkeyi ilgilendiren bir politik soruna dönüşmüş durumda. Göç alan ve transit ülkeler yeni yabancı karşıtı yasalar çıkararak göç olgusunu öznel olarak yönetmek istiyorlar. Ancak yeni yasalar bir yandan insan hakları ihlallerine kapıyı aralarken diğer yandan yeni sorunların kaynağı olmaktadır.  Avrupa ülkeleri…

Yazının devamı

Irkçıların yeni Avrupası: deniz aşırı göçmen toplama kampları

Duymuş olmalısınız İngiliz ırkçılığı, bizlere dönük yeni bir planı yürürlüğe sokmaya çalışıyor. Nazilerden ders çıkartmış olmalılar ki, artık toplama kamplarını “kutsal Avrupa” toprakları üzerinde görmek istemiyorlar. Yeni göçmen toplama kampları artık deniz ötesi ülkelerde kurulacak. Aşağıda, Evrensel Gazetesi'nin hazırladığı iyi bir özeti paylaşmak istiyorum. Böylece hem Evrensel'in emeğine saygı hem sol içi mütevazı bir dayanışma…

Yazının devamı

Mülteci miyiz, muhacir mi?*

A. Halûk Ünal Anadolu malûm, bir göçmenler ülkesi. Göçmenlik hepimizin genlerinde var. Sevgili Yılmaz Karakoyunlu, Anadolu’ya “3M ülkesi” derdi; mülteci, mübadil ve muhacir. “Ne mutlu türküm” ulusunun inşa edildiği “malzeme.” “Ne mutlu türküm” toplumunun sinizm ve gericiliğini “anlamaya” başlamak, dört yıl önce kendimi bir göçmen selinin ortasında mülteci olarak bulduğumda mümkün olacakmış. Neyse bu, başka…

Yazının devamı