Browse Category

Editörden

Cehennemden Çıkış III – Cennete merdiven

A. Halûk Ünal Yazının ilk iki bölümünde, mevcut durumu ve herkesin diline pelesenk olan “geçiş süreci” sonrasını tasvir etmek bakımından bana en uygun gelen mecazlar “Cehennemden çıkış ve  Araf” oldu. Yazıları okuyanlar görecek ki, restorasyoncu millet ittifakının “geçiş politikası” başarılı bile olsa, bence, geçeceğimiz yer uzun bir Araf (alaca karanlık) dönemi olacak. Neden; yazılarda özetlemeye…

Yazının devamı

Cehennemden çıkış: Araf – II-

A. Halûk Ünal Yazının birinci bölümünde içine düştüğümüz cehennemden çıkış için iki soruya net yanıtlar verilmesi gerektiğini ifade etmiştim. “Türkiye sömürgeci kapitalizminin dinamikleri nasıl, hangi nitelikte bir restorasyona ihtiyaç duyuyor? Bununla birlikte maddi koşullar nasıl bir restorasyona izin verebilir? Bu soruya açık, net bir yanıt vermeksizin, kapitalizm içi muhalefetin hamlelerini ve olası sonuçlarını öngörmek bence imkansız. …

Yazının devamı

Kurucu bir program için -II- : Özerk Sanat Kurumu

Bilindiği gibi Demokrasi Konferansı Haziran 2021 de İstanbul’da toplandı. Girişim sekreteryası Konferans’a sunulan 21 farklı alan tebliğini bir kitap olarak kamu oyuna da sundu. Demokrasi Konferansının bizce en büyük başarısı, Türkiye sol tarihinde ilk kez 220 bileşeni, böyle bir çaba için bir araya getirebilmesiydi. İnancımız o ki, bu tebliğlerin tamamı, kendi alanlarında, “nasıl bir Türkiye”…

Yazının devamı

Cehennemden çıkış -I-

A. Halûk Ünal Tartışmanın da mücadelenin de hedefi çok açık ve net; tarihinin en büyük yıkım ve bunalımından geçen ülkenin yeniden hangi nitelikte ve nasıl inşa edileceğini konuşuyoruz.  Bu sürece, bütün ana akım güçler, ellerindeki siyasi araçlarla, kendileri açısından en uygun sonucu elde etmek için müdahale etmeye çalışıyor. Söz konusu mücadele hem sermaye/devlet fraksiyonları hem…

Yazının devamı

“Kürt Sorunu” çözümünde yeni momentum

A. Halûk Ünal Kemal Kılıçdaroğlu’nun mealen “Kürt sorunu çözümünde HDP meşru muhatap, TBMM de meşru zemindir” açıklamasının ardından son derece geniş bir tartışma sürüyor.  Burada önemli olan diğer muhalif parlemento partilerinin de bu görüşe çok hızlı destek vermesi. Tartışmanın önemli bir boyutunu bu “armoni” oluşturuyor. Diğer boyutu ise Sevgili Sezai Temelli’nin açıklamasıyla başlayan tepkiler “kakafonisi.”…

Yazının devamı

Kurucu bir program için -I- : Ekonomide Demokrasi

Türkiye solunun son 60 yıllık mücadelesi kesintisiz biçimde reaksiyoner ve romantik bir niteliğe sahip. Bunun bir nedeni geleneksel, her şeyi devrim sonrasına ertelemekse, diğer nedeni de devrim öncesinde radikal reformlar için mücadeleyi "sağcılık" olarak kabul etmesi. Elbette burada en tuhaf olan da, kitleleri hem "bilinçsiz, bilinç taşınması gereken nesne" kabul edip, hem de sloganlarla ikna…

Yazının devamı

Soykırım tehdidi ciddi

Bu kez editoryal olarak, Osman Oğuz'un Hatip Dicle ile Yeni Özgür Politika için yaptığı söyleşiyi paylaşmak istiyoruz. Hatip Dicle'nin görüşlerine olduğu gibi katılıyoruz. 2014 yılında gerçekleşen en uzun MGK toplantısında akdedilen; Ergenekon, ulusalcı ve İslamcılardan oluşan saray diktatörlüğünün kuruluş kontratı diyebileceğimiz "Çöktürme Planı", TC'nin 4 parça Kürt coğrafyasında topyekûn bir işgal ve soykırım planının stratejisiydi.…

Yazının devamı

Üçüncü kutbu büyütmek (*)

07.06.2020  A. Halûk ÜNAL Malumun ilanı sayılsa da söze en önemli gerçekle başlayalım; İslamcı, Faşist Türk Saray İttifakı 20 Temmuz 2016’da başlattığı sivil darbeyi kesintisiz olarak sürdürüyor.  Çatışma ve kutuplaşma eksenine yerleştirdiği açık diktatörlüğünü adım adım konsolide ederken; başta Kürt Özgürlük Hareketi ve “Türk solu”nun ortak mücadele zemini HDP olmak üzere, kendisinden olmayan ve muhalif…

Yazının devamı

Demokrasi Konferansı Fırsatlar ve İmkȃnlar

A. Halûk Ünal Ülkemizin içinden geçtiği iktisadi, siyasi, sosyal ve ahlaki kriz, beraberinde son derece kaotik gelişmeleri de tetikliyor. Sürecin iktidar tarafındaki öznelerinin gerek ellerindeki havucun bitmiş olması nedeniyle sopayı kalınlaştırmaya devam etmesi; gerekse karşısında yer alan resmi muhalefetin, korkak, içten pazarlıklı, kapitalizmi ve devleti korumayı önceleyen zihniyeti, krizi bir Gordion düğümüne dönüştürmüş görünüyor.  Başta…

Yazının devamı

Stalinizm bir sebeb değil sonuçtur

Dergimiz yayın yolculuğunun üçüncü ayında. E-Skop dergisinin 2015 yılı arşivinde bulduğum bu çağrı; yalnızca aklın yolunun birliğini kanıtlamıyor; solun akılsızlık birliğinin de önemli bir kanıtı. Macaristan gibi çok önemli bir "sosyalist" ülkede Bookchin'in adlandırmasıyla bir "üçüncü devrim" girişimi içinden yükselen ve Sovyet tanklarıyla susturulan bu ses, sosyalizmin krizinin boyutlarını, krizin hangi alanlarda ortaya çıktığını çok…

Yazının devamı