admin

Cumhuriyet’in yüzüncü yılında Aleviler, şiddet ve hukuk…

Cumhuriyet ve Aleviler iki ayrı bedendir. Ortada Alevileri de içeren bir ‘civitas’ ve bir ‘res publica’ (cumhuriyet) yoktur. ‘Alevilere şiddet Cumhuriyet’e şiddettir’ bulmacasını artık çözmek gerekir. Orhan Gazi Ertekin* Aleviler 19. yüzyıla “kanı helal şeyh” diye çağrılarak başlamışlardı. 1826’da Kırşehir Mahkemesi’nde yargılanan Hacıbektaş postnişini Hamdullah Çelebi’ye “kanı helal şeyh” diye aşağılayarak seslenmeyi alışkanlık edinmişti hakimler.…

Yazının devamı

Mülteci politikaları ve göçmen öz-örgütlenmesinin önemi

Yazan : Özgür Türk* Günümüzde uluslarası boyuta yükselen göç ve göçmen gerçekliği aşağı yukarı her ülkeyi ilgilendiren bir politik soruna dönüşmüş durumda. Göç alan ve transit ülkeler yeni yabancı karşıtı yasalar çıkararak göç olgusunu öznel olarak yönetmek istiyorlar. Ancak yeni yasalar bir yandan insan hakları ihlallerine kapıyı aralarken diğer yandan yeni sorunların kaynağı olmaktadır.  Avrupa ülkeleri…

Yazının devamı

Gramsci’den Günümüz Toplumsal Hareketleri İçin Dersler*

MARK ENGLER VE PAUL ENGLER Kendisi 20. yüzyılın en özgün siyasi düşünürlerinden biri olarak anılmaktadır. Tarihçiler, “Akademik atıflar ve internet referansları herhangi bir yol göstericiyse, Machiavelli’den daha etkili olduğunu” belirtmektedir. Sosyal değişim süreçleri hakkındaki düşüncelerimiz üzerindeki etkisi ise “heyecan verici” olarak tanımlanıyor. 1891’de İtalya’da doğan Antonio Gramsci’nin başarıları, hayatının hem kısa hem de oldukça zor olduğu düşünüldüğünde daha da dikkat…

Yazının devamı

AB’nin ‘ahlaki pusulasındaki’ tehlikeli düşüş

SHADA ISLAM (Observer – Brüksel 11.07.23) Avrupa Birliği politika yapıcıları, bloğun savunma ve güvenliğini arttırmaya yönelik “stratejik pusulalarından” gurur duyuyorlar. AB’nin bir zamanlar etkileyici olan ahlaki pusulasındaki hızlı ve tehlikeli düşüş de benzer şekilde acil dikkat gerektirmektedir. AB’nin Ukrayna’ya yönelik yeni askeri çalımları ve dayanışması Avrupa’nın güvenliği açısından kesinlikle önemlidir. Bir zamanlar cılız bir yumuşak güç olduğu…

Yazının devamı

Irkçıların yeni Avrupası: deniz aşırı göçmen toplama kampları

Duymuş olmalısınız İngiliz ırkçılığı, bizlere dönük yeni bir planı yürürlüğe sokmaya çalışıyor. Nazilerden ders çıkartmış olmalılar ki, artık toplama kamplarını “kutsal Avrupa” toprakları üzerinde görmek istemiyorlar. Yeni göçmen toplama kampları artık deniz ötesi ülkelerde kurulacak. Aşağıda, Evrensel Gazetesi'nin hazırladığı iyi bir özeti paylaşmak istiyorum. Böylece hem Evrensel'in emeğine saygı hem sol içi mütevazı bir dayanışma…

Yazının devamı
/

Apartheid Cumhuriyet’i

Nevzat Onaran Taner Akçam hocamız, Cumhuriyet’in 100. yılı tartışmalarına Yüzyıllık Apartheid kitabıyla katılıyor. Aras Yayıncılık’ın yayımladığı kitap, Cumhuriyet’in “eşit vatandaşlığı” reddeden ve Sünni-Türk’ü esas vatandaş sayan bir zihniyet üzerinde kurulduğu tespitini yapıyor ve ‘Türk Usulü Kast Sistemi’ oluşturulduğunu savunuyor. Bu sistemde, T.C. vatandaşlarının milletine ve dinine göre üçlü bir hiyerarşiye tabi tutulduğu ve Sünni-Türk’ün hiyerarşinin en tepesinde yer aldığı…

Yazının devamı

Vekâlet, velayet, kefalet: Siyasi ilahiyat alaturka!

Yazı, gerek dili, gerek seçtiği kavramlar nedeniyle yalnızca islamcıları, müslümanları ya da yerli halkı kastediyor diye okunursa çok eksik kalır. Ben, yazıyı bütün "solcuların/sosyalistlerin" de kendi örgüt parti hayatlarımızla mukayese içinde okumasını öneriyorum. "Yerli" kalemden, bürokratizmin, iktidarcılığın, temsili demokrasinin çok başarılı, evrensel bir eleştirisi, bence. A. Halûk Ünal Ayşe Çavdar Ne zamandır aklımın içinde etrafında…

Yazının devamı

“Chipko Hareketi” ve Amrita Devi’nin aziz hatırasına…

Arif Mostarlı Yaklaşık 280 yıl önceydi… Bir kadın, Amrita Devi, bir ağaca sarıldı ve her şey o gün başladı. Devi, Bishnoi topluluğunun bir üyesiydi. Kuzey ve kuzeybatı Hindistan’da bir Hindu topluluğu olan Bishnoilerin bitkiler, ağaçlar ve hayvanlarla ilgili olan 29 yaşam ilkesi vardı. Tüm canlılara karşı merhametli olmayı içeren ilkelerine göre Bishnoiler, odunları yakmadan önce…

Yazının devamı

Geleceğin Devrimi – Murray Bookchin

CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v80), quality = 100

Önsöz : Ursula K. Le Guin Fransız devriminden bu yana kullanıla gelen sol terimi, sosyalizmin, anarşizmin ve komünizmin yükselişi ile birlikte daha da geniş bir anlam kazandı. Rus devrimi, anlayışta bütünüyle solcu olan bir yönetimi devreye soktu; sola ve sağa hareketler İspanya’yı ikiye ayırdı; Avrupa ile kuzey Amerika’daki demokrat partiler i̇ki ayrı kutupta kümelendiler.  Liberal…

Yazının devamı

Her Ağacın Kurdu.. HDK/HDP – 8

Sevgili Ertuğrul Kürkçü'nün 4 yazısıyla serinin sonuna gelmiş olduk. Bundan sonraki yazı kendi görüşlerimin not düşülmesi olacak. Yazı, Yeni Yaşam gazetesinde 4 hafta süreyle yayınlandı. Ama "diligelecekzaman" standardı açısından 4 yazıyı bir seferde yayınlayabiliriz, okuyucumuz, geçmişte olduğu gibi, uzun yazılara alışkın. Zaten bu tür makalelerin popüler yayıncılığın formlarına mahkum olması da başka bir sorun. Hele…

Yazının devamı

Dijital sendikanız: Canlı bir sendikal hareketin 2035 yılı fragmanı

Christina Colclough & Mirko Herberg Pandemiden kısa süre önce düzenlenen bir Uluslararası Çalışma Örgütü etkinliğinde, önemli bir konuşmacı sendikaların geleceğinin olmadığını söyledi. Sendikaların altın çağının geçtiğini, işçilerin bir araya gelmeye ihtiyaç duymayacaklarını, hatta böyle bir şeyi istemeyeceklerini iddia etti. Bu şüpheciliği alalım, geleceğe ışınlanalım ve soralım: Sendikaların geleceği dijital çağda ne olacak? Üyelerinin ihtiyaçlarına yanıt…

Yazının devamı

Her Ağacın Kurdu.. HDK/HDP – 7 –

Üzülerek söylemeliyim ki, bu yazı da başımıza gelenleri 2015 yılında öngörüyor. Bu noktada bana da "arkadaşlar HDK/HDP saflarındaki Apo'cular bu gidişi görmüyor muydu" sorusunu sorma hakkı doğuyor. Bookchin- Öcalan çizgisi bir ideoloji değil, bir dünya görüşüdür. Ama ne yazık ki bir kısım "Apocu" lar bunu bir ideolojiye, yani bir ezberler kümesine dönüştürmüş durumda. Ama asıl…

Yazının devamı

Her Ağacın Kurdu, HDK/HDP – 6

Tartışma serimizin bu yazısı, seçim sürecinde hem restorasyoncu muhalefetin (Mİ) hem de sosyalist muhalefetin (EÖİ) ortak, çarpıcı bir yanılgısıyla ilgili. Her iki kesimde de iktisatçıların büyük çoğunluğu yanıldı, küçük bir kesinmine ise kulak vermediğimiz ortaya çıktı. Yanılgılı ön görü ve analizler son derece yanlış bir stratejiye bütün muhalefetin sarılmasına neden oldu: boş tencere iktidar götürür!…

Yazının devamı

Her Ağacın Kurdu, HDK/HDP – 5

"HDP yeniden yapılanma süreci" tartışmaları için oluşturduğumuz yazı serisine bu kez Miheme Porgebol'un Yeni Özgür Politika için yaptığı bir söyleşiyle devam ediyoruz. Biz çok doyurucu bir söyleşi olduğunu düşündüğümüz için yayınlasak da, bir noktada kendi görüşümüzü de not düşmek istiyorum. "Türkiyelileşme" kavramı malumunuz çok tartışılıyor. Son bir ay içinde bir çok twitter space'de, bir kısım…

Yazının devamı

Her Ağacın Kurdu, HDK/HDP – 4

Bu yayını düzenli izleyenler, bu yazı serisinde üç eski(meyen) yazımdan sonra yeni güncel bir yazıyı bekliyor olabilir. Tahmin edersiniz ki, kolay ve hızlı yazanlardan biri olarak bu çok mümkündü. Ama bu yayının ruhu ve mantığı açısından bakarsanız, çok da önemli değil. Önemli olan HDK/HDP yeniden yapılanma süreci tartışmalarına bu seride gerçekten katkı sunulup, sunulmadığı. "İktibas…

Yazının devamı

Üçüncü kutbu büyütmek (*)

07.06.2020  A. Halûk ÜNAL Malumun ilanı sayılsa da söze en önemli gerçekle başlayalım; İslamcı, Faşist Türk Saray İttifakı 20 Temmuz 2016’da başlattığı sivil darbeyi kesintisiz olarak sürdürüyor.  Çatışma ve kutuplaşma eksenine yerleştirdiği açık diktatörlüğünü adım adım konsolide ederken; başta Kürt Özgürlük Hareketi ve “Türk solu”nun ortak mücadele zemini HDP olmak üzere, kendisinden olmayan ve muhalif…

Yazının devamı

Her Ağacın Kurdu, HDK/HDP – 2

Dün başladığımız bu eleştiri serisinin ilk yazısı, 2014 yılında HDK kuruluş aşamasında BDP/HDP yönetimlerine hitab eden bir açık mektuptu. Mektubu okuyanlar, Bookchin/Öcalan sosyalist paradigmasını benimseyen bir "türk"ün süreci nasıl algıladığını, hangi kaygılara sahip olduğunu, yoldaşlarını hangi noktalarda uyardığını görecek inancındayım. İkinci (eskimeyen) yazı olarak, 2019 yılında HDP'nin 1. Örgütlenme Konferansına Giffers mülteci kampından yolladığım açık…

Yazının devamı

Her Ağacın Kurdu ve HDK/HDP

HDK/HDP, %20-25 bandında, son yüz yılın tek bağımsız halkın öz gücüne yaslanan siyasi hareketi olabilecekken, kitlesel olarak, küçüle küçüle Kürt siyasi Hareketi'nin (KSH) Bakur sınırlarına kadar daraldı. "Türk" solundan beklediği çoğu katkıyı elde edemedi. "Türk Solu" da kendisine sunulan bu can suyunu değerlendiremeyip, kendi aşırı büzüşme ve toplumdan yalıtıklığıyla yüzleşiyor. "Kazanamazsak kaybattiririz" (yetmez ama evet)…

Yazının devamı

Sinyaller, Jestler, Kolektif Bedenler

Gabriele Stötzer 1984 yılında, Doğu Almanya’da bulunan yegâne kadın sanatçı topluluğu olan Künstlerinnengruppe Erfurt’u kurdu. Grup, çalışmalarında yeraltı ile devlet arasında ikili bir karşıtlık kurmak yerine, her ikisinde de mevcut olan patriyarkal tahakküm biçimlerini ele alan deneylere girişti. Sanatçı-akademisyen Elske Rosenfeld’in* Empowerment: Kunst und Feminismen [Güçlenme: Sanat ve Feminizmler](Berlin: bpb, 2022) isimli derleme kitapta yer alan ve…

Yazının devamı

AVRUPA’NIN DEMOKRATİKLEŞTİRİLMESİ İÇİN BİR MANİFESTO

crowd of people marching on a rally
Photo by Robin Erino on Pexels.com

DİEM25 Küresel rekabet gücü, göç ve terörizmle ilgili tüm endişelerine rağmen, sadece bir beklenti Avrupa’nın güçlerini gerçekten korkutuyor: Demokrasi! Demokrasi adına konuşuyorlar ama pratikte onu inkar etmek, şeytanlaştırmak ve bastırmak için. Demokrasinin enerjisini kırmak için onu benimsemeye, ondan kaçmaya, yozlaştırmaya, gizemleştirmeye, gasp etmeye ve manipüle etmeye çalışıyorlarve olasılıklarını durdurmak. Çünkü Avrupa halkları tarafından yönetilmek, demos…

Yazının devamı

İşçi sınıfı ve milliyetçilik

Germans cheer Adolf Hitler on his 51st birthaday as he stands on the balcony of the Reich Chancellory

Başka bir deyişle, halkın önüne iki seçenek koyuldu: Altılı masanın temsil ettiği ekonomik ortodoksi ve rejimin temsil ettiği savaş ekonomisi. Halk ikincisini seçti.…

Yazının devamı

Pontos Soykırımı : Unutturulmuş Kötülük

Tamer Çilingir AGOS – Pontos Soykırımı’nın tarihini kısaca özetleyebilir misiniz? 1894 yılında Abdülhamit’in Ermenilere yönelik katliamlarıyla başlayıp, 1915’te İttihat ve Terakki yönetimi tarafından 1,5 milyon Ermeni ve 300 bine yakın Süryani’nin hayatına mal olan Büyük Hıristiyan Soykırımı’nın son etabıdır Pontos Rum Soykırımı. 1914-1921 yılları arasında Amasya, Samsun, Giresun’da 134.078, Niksar’da 27.216, Trabzon’da 38.434, Tokat’ta 64.582,…

Yazının devamı

Marxizm Ve Din: Halkın Afyonu Mu?

Michael Löwy Eki 10, 2016   Din, Marx ve Engels’in 19. yüzyılda gördükleri gibi bugün de hala gericilik ve muhafazakârlığın kalesi midir? Bu sorunun yanıtı büyük ölçüde evet. Marx ve Engels’in görüşleri halen pek çok Katolik kurumu (Opus Dei bunun en açık örneğidir), başlıca inanç sistemlerinin (Hristiyan, Yahudi ve Müslüman) köktenci akımları, çoğu evanjelik grup…

Yazının devamı

Yapay Zekayla Söyleşi ve Uçan Hollandalı

Marks'ın "Bilimsel Sosyalizm" olarak adlandırdığı paradigması, talihsiz biçimde Engels tarafından bilim ilan edilip, bir külte dönüşüp; küresel bir seçenek haline geldikten sonra köprülerin altından çok sular aktı. Kavram olarak "Bilimsel Sosyalizm" le yetinmiş bile olsaydık, bu gün yine Ekoloji'yi, "Nöro Bilimi" ve onun çıktısı olan Yapay Zeka'yı konuşuyor olacaktık. İlk dile geldiğinde aydınlanma çağının gelişen…

Yazının devamı

TİP ile ittifak tartışmasının ara toplamı

A. Halûk Ünal  Ben, çok iyi ve aydınlatıcı, öğretici bir tartışma oldu düşüncesindeyim. Tabi öğrenmek isteyene. Tartışmadan TİP temsilcileriyle yapılanı kastetmiyorum yalnızca; bizler de kendi aramızda tartışmış, analizler yapmış olduk. Bence ilk kazanım, hepimiz TİP’e dair bildiklerimiz ötesine geçerek, TİP’i enine boyuna ele aldık. Derinlemesine baktık. Bununla ilgili algılarımızı paylaştık.  Örneğin ben, TİP’i siyasal haritada…

Yazının devamı

DİNLE MARKSİST

CREATOR: gd-jpeg v1.0 (using IJG JPEG v80), quality = 100

1987 yılından başlayarak Türk Solu ve geleneksel sol geçmişimiz ile yüzleşme çabam sırasında Bookchin'den haberdar olmamak, bana -ve benim gibilere- zihinsel gelişim açısından inanılmaz bir zaman kaybettirmiş. 2014'ün 30 Aralığından başlayan ve 7 ay süren Rojava yolculuğu; Öcalan yoldaşımızın savunmalarını okumak ve Komünalizmle tanışma fırsatım olmasa, kendi teorik kaplumbağa ilerleyişimle, şu anki farkındalığa ne zaman…

Yazının devamı

Kötülüğün Sıradanlığı, Talat Paşa ve Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri

Tarih yaşar ve günceldir. Yalnızca dünden ibaret olsa, belki de insanlık ona böylesine ihtiyaç duymayacak; uğruna kürsüler kurmayacaktı. İttihat Terakki'nin gerçekleştirdiği Ermeni soykırımı yirminci yüzyılın başında, yüzyılın gelmekte olanbütün felaket ve insanlık suçlarının habercisi hatta ilham kaynağı gibiydi. Ne yazık ki sosyalistlerin bile, doğrudan veya dolaylı olarak, kutsallaşmasına katkı yaptığı "ulus"un ve "ulus devletin" anlamını…

Yazının devamı

Kentin, Tüm Paydaşlarının Dahil Edildiği Kamucu Bir Perspektifle, Yeniden İnşaası Mümkündür!

Ayhan Erdoğan* Söyleşi: El Yazmaları EY – 6 Şubat tarihinde yaşadığımız depremin çok yönlü etkileri devam ediyor. Çok sayıda can yitirdiğimiz, kalanların da psikolojik ve fiziksel yaralar aldığı bir süreç. Öte yandan devlet, bu yaraları sarmakla değil, tekrar kanatmakla meşgul. Hızlıca molozları kaldırıp, ivedilikle inşaat faaliyetlerine başlamak istiyorlar. Bu acelenin sebebi ne olabilir?  AE – Yıkıma engel olabilecekken,…

Yazının devamı

İntihar bombacısıyla Daron Acemoğlu arasında

Ertuğrul Kürkçü, yine önemli "üçüncü yolcu" bir analiz ortaya koyuyor. Bir çok yazısında gördüğümüz gibi süreci tarih ve toplum bağlamlarına yerleştirerek; iki boyutlu görüntüyü üçüncü boyutuyla resmederek, konuşuyor. Matematik olarak kazanılma ihtimali çok güçlenmiş olan seçimi, bizler için bir an olarak değil, bir sürecin başlangıcı olarak ele almak; Kürkçü'nün sözlerinde gösterilen bütün avantajlarımızı koruyabilmek için,…

Yazının devamı

“Nerede bu devlet?”- Devlet dersi ve kamu – 

Tanıl Bora Kemal Can medyascope programında gayet sarih anlattı:[1] “Nerede bu devlet?” feryatlarına devlet, -(meşhur “eski” liberal şiarla “gece bekçisi devlet”)-, copla yetişiyor, “işte buradayım!” dercesine. Deprem, Devlet’le Kamu arasındaki muazzam yarılmayı da açığa çıkarmadı mı? Vatandaş, insanlar, “devlet” derken, kamu’yu -onun yuttuğu kamu’yu- aramıyor mu aslında? Makam-mevki atlı karıncasına çevrilen, kurumsal uzmanlık gelenekleri tahrip edilen, kurum-kırıma uğratılan devleti onarma…

Yazının devamı

Depremin İşlevleri

Harry Cleaver Midnight Notes’tan Otonomist Harry Cleaver’ın yazdığı bu metin, “Felaket Komünizmi” ve komünizasyon tartışmalarında çokça bahsedilen bir metindir, doğal afetlerle ilgili gelecek tartışmalara bir teorik katkı sunması muhtemeldir.  Heimatlos Depremler, seller, kuraklıklar ve volkanik patlamalar; yaşadığımız yeri vurduklarında genellikle kriz ve tam anlamıyla doğal afet örnekleri olarak kabul edilirler. Ancak son zamanlarda krizin anlamının tamamen…

Yazının devamı

6 Şubat: Türkiye’nin erkene alınmış yol ayrımı

Türkiye, aslında çok uzun bir zamandan bu yana yazıda son derece yalın biçimde anlatılan yol ayrımında. Üzerinde yaşadığımız çoklu kriz zemininde, 10 il 13,5 milyon yurttaşı kapsayan iki depremle felaket katlandı. Saraçoğlunun başlıkta veciz biçimde özetlediği gibi yol ayrımı, "erkene alındı." Önümüzde çok çetin, acılı bir süreç hepimizi bekliyor. Türkiye'nin kaderi, yalnızca ülke sınırlarıyla ilgili…

Yazının devamı

Yapay zekâ, robotlar, GIG ekonomileri: İyi mi kötü mü?

Mustafa Durmuş Yakınlarda R. Wigglesworth adlı bir yazarın Financial Times Gazetesi’nde bir makalesi yayımlandı. (1) Buna göre, George Mason Üniversitesi’nde iktisat profesörü A. Tabarrok, T. Cowen ile birlikte yürüttüğü bloğunda, ChatGPT adlı yeni bir yapay zekâ (AI) programının, yakın zamanda yapılan ekonomi ve hukuk alanındaki bir test sınavından başarı ile geçtiğini açıkladı. Özetle ChatGPT, özellikle de…

Yazının devamı

Seküler ve Komünalist PKK’yi Hatırlamak

Ramazan Kaya 8 Nisan 2013 Pazartesi Hollanda’nın Wageninen Üniversite’sinden Yardımcı Profesör Joost Jongerden ile Belçika’nın Gent Üniversite’sinde Siyaset Bilimi üzerine doktorasını sürdüren Ahmet Hamdi Akkaya’nın dört yıllık çalışmalarının ürünü olan PKK Üzerine Yazılar(Vate Yayınevi) adlı kitap, PKK’nin 1970’lerden günümüze uzanan ulusal mücadelesinin ideolojik, örgütsel ve siyasal dönüşüm sürecini kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Üç başlık altında…

Yazının devamı

T.C.’nin ikinci yüzyılında Demokratik Cumhuriyet

Fırat HASAN Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi 21 Mart 2013 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana tarihen ayırd edilebilir bir döneme denk geldi. Eşyayı adıyla çağırmanın tabiatına uygun olarak belki de ilk defa resmi düzeyde Kürt sorununun adı konuldu. Sorun resmi düzeyde kabul edildi. Hakeza sorunun sulh yoluyla çözüleceğine dair halklarımızda oluşan inancın bugün büyük bir…

Yazının devamı

“Terörist”in anayasası!

Çeviri : Ersin Çaksu 6 Ocak 2014 tarihinde Rojava’nın Amûdê kentinde toplanan Rojava Demokratik Özerklik Yönetimi Yasama Meclisi tarafından kabul edilen Rojava Toplumsal Sözleşmesi’ni Özgür Gündem gazetesinden Ersin Çaksu Kürtçe’den Türkçe’ye çevirdi. Giriş Din, dil, ırk, inanç, mezhep ve cinsiyet ayrımının olmadığı, eşit ve ekolojik bir toplumda adalet, özgürlük ve demokrasinin tesisi için. Demokratik toplum…

Yazının devamı

Hiç mi(yiz)?*

milky way illustration
Photo by Philippe Donn on Pexels.com

Nabi Kımran Bugünün dünyasının en çarpıcı olgularından biri, yeryüzünün dört bucağında isyan eden, geri çekilen, tekrar tekrar sokakları dolduran kitlelerin, bayrak, ideoloji, teori, lider, parti… adına ne derseniz deyin birleştirici bir odaktan/eksenden yoksun olmalarıdır. İkinci çarpıcı olgu ise, eylem halindeki kitlelerle rezonansa geçemeyen -kelimenin geniş anlamıyla- sosyalistlerin kitlelerin çarpıcı ve kamçılayıcı eylemine bugünün gerçekliğinden değil,…

Yazının devamı

“Sosyalistler Ekonomik Bir Mücadele Programını Çok Daha Etkin Bir Biçimde Sahaya Yansıtabilirlerse Bu Çok Etkili Sonuçlar Yaratacaktır.”

El Yazmaları’nın Notu: Uzun bir süredir tartışılan Evrensel Temel Gelir uygulaması hakkındaki tartışmalara katkı sağlamak amacıyla karsimahalle.org yazarı Mert Büyükkarabacak ile gerçekleştirdiğimiz röportajı siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. El Yazmaları Evrensel Temel Gelir (ETG) uygulaması ne anlama geliyor? Ne gibi uygulama örnekleri var?  Öncelikle nazik davetiniz için teşekkür ederim. El Yazmaları ilgiyle takip ettiğim, çok…

Yazının devamı

Paris Komünü: Kaplanın Geçmişe Sıçrayışı

Michael Löwy 18 Brumaire’de Marx proleter devrimlerin, burjuva devrimlerinin aksine, şiirlerini geçmişten değil gelecekten aldığını ifade ediyordu. Haklıydı da muhtemelen: Toplumsal devrimler her zaman için beklenmedik ve yenilikçidir, yeni örgütlenme ve mücadele biçimleri icat ederler. Fakat aynı zamanda Marx’ın yanıldığını düşünüyorum: Her devrim ilhamını, şiirini geçmiş devrimlerden çekip çıkarır. Walter Benjamin’in vurguladığı gibi her devrim…

Yazının devamı

“Mistik” ve gündelik komünizm 

David Graeber Komünizm, ‘mistik’ ve ‘gündelik’ komünizm olarak adlandıracağım iki ana türe ayrılabilir. Bu iki komünizm türünden, ‘ideal’ ve ‘ampirik’ ya da ‘aşkın’ ve ‘içkin’ komünizm biçimleri olarak bahsetmek de mümkün. (Büyük K harfi ile yazılan) mistik Komünizm bir tarih teorisidir; bir zamanlar var olan ve bir gün yeniden geri döneceği umut edilen sınıfsız bir…

Yazının devamı

Sanatçının piyasa ve devlet karşısında bağımsızlığı “özerk sanat kurumu” ile mümkündür.

EL YAZMALARI SÖYLEMELER – POSTED ON 23 HAZİRAN 202123 HAZİRAN 2021 El Yazmaları’nın Notu: 24 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Demokrasi Konferansı’nın, Sanat Çalışma Alanı’nda faaliyet yürüten Ahmet Haluk Ünal ile yaptığımız röportajı okuyucularımızın ilgisine sunarız. Merhabalar. Pandemi ile birlikte daha yakıcı hale gelen ekonomik kriz ve son haftalarda açığa çıkan yolsuzluklar ve ifşaatlarla daha da açığa çıkan…

Yazının devamı

Siyah isyanın kızılları

Tam 50 yıl önce, 1970’de, Jean Genet Kara Panterler’e destek vermek için kaçak olarak ABD’ye gitmiş, onlarla şehirden şehire, üniversiteden üniversiteye gezip konferanslar vermiş, örgüt için para toplamıştı. Panterlerle birkaç ay geçiren Genet Avrupa’daki radikal örgütlerden tamamen farklı olduğunu söylediği Kara Panter Parti’den çok etkilenmişti. 25 Mayıs’ta George Floyd’un Minneapolis’te katledilişinin ardından yükselen protestolar giderek…

Yazının devamı

Alain Badiou’yla Gezi, “Hadise” ve “Yeni Komünizm” üzerine

Biriyle twitdaş olduğum iki nitelikli gencin, Badiou ile yaptıkları söyleşi, "di'ligelecekzaman"ın da kaçınılmaz ilgi alanına giriyor. Nasılsa bu lezzetli söyleşiyi okuyacaksınız. Ama hep yaptığımız gibi, bu tür iktibaslara yine kendi ön notumuzu düşmek istiyoruz. Geziden hareketle "yeni komünizm"e kadar varan bu söyleşi, düzenli okuyucularımızca da biliniyor ki, bizce de özgürlük mücadelesinin tarihinde yeni bir "temel…

Yazının devamı

Neden Sosyalizm?

Albert Einstein Ekonomik ve sosyal konularda uzman olmayan biri, sosyalizm hakkında görüş beyan etmemeli mi? Bence etmeli. Bunu gerektiren birçok sebep var. Bu soruyu, önce bilimsel bilgi açısından ele alalım. Ekonomiyle astronomi arasında yöntem bakımından bir fark yokmuş gibi görünebilir. Her iki alanda da, bilim adamları, bir grup olgu arasındaki karşılıklı bağlantıları mümkün olduğunca berrak…

Yazının devamı

Sorgulayan devrimcilik ve Nabi Kımran’ın son kitabı : “ne geçmiş tükendi ne yarınlar”

Nisan 2020’de Sendika.Org’da Ertuğrul Bilir’in yazısıyla başlayan 1987 gençlik hareketleri tartışmasında Nabi Kımran “Kayıp halka 87’liler” başlıklı yazı dizisiyle dahil olmuş, dönemin gençlik hareketi 30 yılı aşkın bir zaman sonra ilgili pek çok tarafın katılımıyla tartışılmaya başlamıştı. İki yıl sonra Kımran, İletişim Yayınları’ndan “Ne geçmiş tükendi ne yarınlar / Bir 87’linin not defteri” adlı kitabı…

Yazının devamı

Shulamith Firestone’un Femi̇ni̇st Devri̇m Ufku  

Shulie’nin ışığı 12 Mart 2022 Feminizm tarihinde Shulamith Firestone kadar etkiye sahip az düşünür çıktı. Shulie haklı öfkesini eylem ve düşünceye dökmekte ikinci dalga feminizmin en mahir isimlerinden biriydi. “Cinselliğin Diyalektiği”ne giden eylem dolu yıllara, akabindeki trajik hikâyesine kulak veriyor, saygıyla anıyoruz.  Shulamith Firestone (1945-2012) 1967 yazında başta Komünist Parti, çeşitli sol örgütlerin çağrısıyla Chicago’da…

Yazının devamı

Gündelik, sıradan, büyük olaylar*

A. Halûk Ünal Paylaşmak istediğim olay, iki gece önce Türkiye’de yaşandı ve ben de tanığı oldum? Zaten, olayın neden olduğu dışa vurumlarımın ilk sırasında, böyle bir deneyimin, ancak teknolojinin “mucizelerinden” olduğu gerçeği var. (Elbette teknolojiyi kimin kullandığı da burada çok önemli:) Burada saat 21.00 suları, Türkiye’de 23.00.  Mesenger’dan kısa bir video eşliğinde, mesaj geliyor.  Manevi…

Yazının devamı

Kapitalizme Karşı Doğrudan Demokrasi

Bilinen en eski Komünalist yaşam formlarından.

Yazar: Yavor Tarinski “Demokrasiyi kısıtlamanın en etkili yolu, karar verme mekanizmasını kamusal alandan hesap vermeyen kurumlara devretmektir: krallara ve prenslere, rahip kastlara, askeri cuntalara, parti diktatörlüklerine ya da modern şirketlere.” Noam Chomsky 1  Bugünlerde demokrasi ve kapitalizm sıklıkla neredeyse eşanlamlıymış gibi kullanılıyor. Bu birbirinin yerine geçme hali yalnızca siyasi lügate değil aynı zamanda toplumsal tahayyüllere de nüfuz etmiş…

Yazının devamı

feminist iktisat

Yelda Yücel – Feminist Bellek İktisat bir toplumda üretim, tüketim, yatırım, değişim ve bölüşüm ilişkilerini açıklayan ve kaynak dağılımı kararlarına temel oluşturan bilimsel bir disiplindir. Feminist iktisat ise bu alanı toplumsal cinsiyet bakışı ile değerlendiren; modellemeden yönteme mesele edindiği konulardan ekonomi eğitimine kadar disiplinin tüm boyutlarını gözden geçirip alternatifler sunan eleştirel bir iktisat yaklaşımıdır. Feminist iktisadı betimleyen…

Yazının devamı

Rusya’nın Ukrayna Harekatı: İkinci Küresel Ara Rejimde Yeni Aşama

DR. ÜMİT AKÇAY 24 Şubat 2022 sabah saatlerinde Rusya’nın Ukrayna genelindeki havaalanları ve askeri tesisler gibi kritik hedefleri havadan vurması ve sonrasında da Ukrayna’nın doğusundaki bazı şehirlere kara harekatı başlatması, pek çok gözlemci tarafından “şok edici” olarak tanımlandı. Bu yazının yazıldığı saatlerde henüz Batı’lı ülkelerin Rusya’ya yönelik yaptırım paketi açıklamamıştı. Dahası Rusya’nın ne kadar ileri gideceği ve…

Yazının devamı